21/5/2007
Sona Doğru
#Uzun zamandır yazmıyorum farkındayım ama benim hatam değil. Bu blogcu.com baya uyduruk bir sistem. Geçen hafta uzunca bir yazı yazdım ancak "şimdi yayımla" tuşuna bastığım anda benden tekrar siteye giriş yapmamı istediği için kendisi yazdığım uzunca yazı yokoldu. Bu bakımdan, aynı şeyleri yazmaya üşendim ben de. Bugün kendimde o enerjinin olduğunu hissediyorum.
16:21
En son Arlanda Havaalanı'ndayken yazmıştım. İstanbul'a dönüyorum diye pek mutluydum. Şimdi de İstanbul'a son 6 diyorum. Burayı en başından beri takip eden birileri var mı bilmiyorum ama eğer ilk yazdığım yazıya bakarsanız bu blogun amacı burada geçirdiğim günleri anlatmaktı. Yani aslında bu blog yakın zamanda anlamını kaybedecek. Bu adreste okuyacağınız son yazılardan biri olabilir, değerini bilin.
Geçen zaman zarfında neler oldu peki? Bi' düşünelim. Önce İstanbul'a gittim. Tam 1 hafta boyunca mutluluktan çatlayacak durumda dolaştım etrafta. İstanbul her mevsim, her daim güzel. Stockholm'e dönmeden önceki gece yani 4 Mayıs 2007 Cuma gecesi Babylon MFÖ konseri de mutluluğuma ayrı bir boyut kazandırdı. Buradan iddia ediyorum ki MFÖ dünyanın en büyük gruplarından biri!
5 Mayıs 2007 Cumartesi öğle sularında Stockholm'e tekrar ayak bastım. Bir önceki günün uykusuzluğundan kurtulmak ve gelecek günlerin yorgunluğunu hafifletmek amacıyla da bütün gün uyudum. Çok kolay olmadı aslında uyumak, havanın 10'dan önce kararmadığı ve beyaz perdelerimin olduğu hesaba katılırsa tabi. Her neyse, sorun edilecek bir durum değil bu. Stockholm'e geldikten sonra yerimde çok fazla durmayarak 9 Mayıs 2007 Çarşamba günü apar topar Helsinki'ye gittim. Kenancığımı Eurovision'da yalnız bırakmak da olmazdı zaten. Sanırım hayatımın en az hafızayla döndüğüm gezisi oldu. Hatırladığım kısımlarında çok eğlendim, tahminimce hatırlamadığım kısımları da aynı şekildeydi. (Hatırlamama durumunu tek cümleyle özetlemek, açıklamak veya biraz daha anlaşılabilir hale getirmek istiyorum: Helsinki'de meydanda binlerce insanla beraber izlediğim Eurovision'ın sonucunu sabah -daha doğrusu öğlen- uyanınca öğrendim.) Bu arada bir gay bar maceram var ki o sadece özel istek üzerine anlatacağım bi' hikaye. Hatta özel istekle bile anlatmayabilirim. Sadece bir gün biri sorarsa cevabım hazır: Evet, ben gay bara gittim.
14 Mayıs 2007 Pazartesi günü başka bir güzide Finlandiya şehri olan Turku'ya gitmek üzere başkent Helsinki'den yola çıktık. İşi ucuza çıkartmak için de tek çözüm otostoptu. Ve evet, ileride böyle bir soru da sorarlarsa ona da cevabım hazır: Evet, ben otostop da çektim. 160 km'nin 100 km kadarını ya uykusuz ya da sarhoş olduğundan şüphelendiğim kırklı yaşlarında bir Finlinin arabasında katettik. Daha sonra bir benzince yakınında bizi indirdi. İn ve cinin top oynadığı mekanda 2 kişi yaklaşık 45 dakika bekledik ki aslında bu İskandinav ülkesi için sanırım çok da büyütülecek bir şey değil. Daha sonra metalik mavi bir Citroen C3 hemen yanımızda durdu ve atlayın dedi. Sanırım dünya üzerinde en sempatik, en yardımsever ve en tatli Finliyle tam o anda tanıştık. Kendisi önce bizi Turku tren istasyonuna bıraktı ki çantalarımızı dolaba koyabilelim. Daha sonra da şehir merkezine bıraktı. Gerçi şehir zaten avuç içi gibi bir şey. Ama yine de buradan kendisine çok çok teşekkür ediyorum ben tekrar.
15 Mayıs 2007 Salı sabahın kör saatlerinde Stockholm'e tekrar geri döndükten 2 gün sonra da biri taaa Eindhoven'dan, diğeri de taaa Tübingen'den sırasıyla Togay ve İdil geldi. Bence şahane bir haftasonu geçirdik. Onların da dün itibariyle odamı terk etmeleri suretiyle yalnız kaldım. E zaten perşembe/cuma finalim var. Yetiştirmem gereken bir çok iş var. Dile kolay da buradaki odamı kapatacağım. Banka hesabıydı, internet bağlantısıydı, oda anahtarlarıydı, toparlanmaydı derken bin tane işim var. Ve bunları yetiştirmek için de 6 günüm var.
Güneşin sadece 2 saat gözlerden uzak kaldığı Stockholm'den bu son bildirişim olabilir. O yüzden kendisine bu geçen 10 ayda bana iyi baktığı için çok teşekkür ediyorum.
Şimdi bunu bir veda olarak algılamayınız, belki başka bir adreste, başka bir mekanda falan karşılaşırız. Dediğim gibi burası amacını yitirmek üzere.
Benden bugün bu kadar.
İyi günler.
Incubus - Ana Molly
Björk - Hidden Place
Pearl Jam - Man of the Hour
Kings of Convenience - The Build Up
Pearl Jam - Yellow Ledbetter
I'm From Barcelona - Ola Kala
16:44
0 yorum yazılmıştır