1 Güzel
23:59
Hayat birayla daha güzel. Bugünün dersi bu olsun.
Gorillaz - Clint Eastwood
00:00
23:59
Hayat birayla daha güzel. Bugünün dersi bu olsun.
Gorillaz - Clint Eastwood
00:00
17:48
Havalar şahane oldu burada. Bahar geldi gerçekten galiba. İnsanın okula gidesi, ders yapası falan kalmıyor böyle havalarda. Gerçi derslerimden geçsem iyi olur, gözetim garanti zaten. Yaz okulu da beni bekler İstanbul'da. Ama bugün derslerden bahsetmek istemiyorum. Zaten burayı okuyan kimse derslerimi merak etmiyordur. (Kim okuyor bilmiyorum, bir ara yoklama almak isterim) Bahar demiştim en son, oradan devam edeceğim. İstanbul'dayken havalar bu kadar etkilemezdi beni. Hatta kış bitmesin isterdim. Kayak/snowboard sezonu açısından. Ama artık kayak/snowboardla o kadar alakam kalmadığı için durum değişmiş olabilir. Yine de İsveç'te güneş İstanbul'dakinden daha farklı. Bu aralar gerçekten pek mutluyum. Elle tutulur bir nedenim de olmadığı için havalara bağlıyorum bu değişikliği. (Belki vardır elle tutulur başka bir neden ama farkında değilim. Mümkün.)
Mutluyum ama yine de birkaç şey daha olsa hayatımda şahane olabilirdim. Öncelikle yeni bir sol bacak istiyorum mümkünse. Eski ağrılar geri geldi ve bunun gerçekten bir nedeni ya da açıklaması yok. Onun dışında Pearl Jam'i canlı dinlemek istiyorum. Hatta Björk'ü de canlı canlı görmek istiyorum. Incubus'a ben yokken İstanbul'a gittikleri için kızgınım ama bir yerlerde yollarımız kesişirse iyi olur. Son olarak bu kadar İngilizce konuşmak istemiyorum. Sanırım bunlar gerçekleşirse tadımdan yenmez. Ama şu anda da halimden şikayet edecek halde değilim. Bu saydıklarım ekstradan şeyler. Olsa şahane olur, olmasalar da bir değişiklik olmaz.
Böyle işte.
Son olarak, havalar için Stockholm'e, bu kadar iyi hissettiğim için de kendime ve çevremdekilere teşekkür ederim. Fransa'daki ITUKIS'tan bozma ITU Yelken'e de buradan başarılar dilerim.
The Strokes - Someday
I'm From Barcelona - Ola Kala
Fall Out Boy - Dance, Dance
James - Getting Away With It
18:01
23:38
Sözlümden geçtim, İstanbul biletlerimi aldım. Sonra sıcak odama geldim. Bugün pek mutluyum. Aman nazar değmesin bana.
Architecture in Helsinki - The Owls Go
23:39
23:28
Teorik olarak yaşamaya devam edebilmem lazım. Ufak tefek rahatsızlıklarım olur büyük ihtimalle ama heralde çok da büyütelecek şeyler olmaz. Eğer odadaki eşyalara tozdan dolayı parmak dokunduramayacak bir duruma gelirsem o zaman dokunmam gereken eşyaların 10 saniye içinde tozunu alarak hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam edebileceğimi sanıyorum.
Hipotezimi doğrulamak amacıyla deneysel çalışmama bu durumda başlayabilirim. (Bu durum annemin kulağına gitmezse iyi olur tabi.) En son temizliğimi yaklaşık 2 hafta önce yaptım galiba. (Hatırlamıyorum bile..) Ama başlangıç tarihini bugün olarak kaydediyorum.
Burayı okuyan doktorlar varsa bana belki yardımcı olurlar. Tozdan ve kirden vücudum nasıl rahatsız olur? Olur mu?
Onun dışında haftanın büyük olayı 13 Nisan 2007 Portecho Stockholm konseri. Buralara Türkler gelir de ben gitmez miyim? Tabi ki giderim.
I’m From Barcelona – We’re From Barcelona
22:58
Haftasonunu şehrin 2 saat kadar dışında göl kenarındaki kulübelerde 50 kadar İskandinavla geçirdikten sonra dün odama gelmenin verdiği rahatlıkla yaklaşık 15 saat kadar uyudum. Bugün de gözünü sevdiğim Paskalya tatili sebebiyle boş boş oturdum. İyi geldi. Merak edenler vardır kesin, Paskalya tatili için şahane son dakika planı çıkmadı. (Hala bekliyorum da boş boş beklediğimin farkındayım.) Ama burada da eğlenebileceğimi, iyi vakit geçirebileceğimi düşünmeye çalışıyorum.
Haftasonunun en ilginç yanı sanırım köpekbalığı eti yemiş olmam. Kimseye tavsiye etmiyorum. Köpekbalığı yenmeden önce uzun süren işlemlerden geçiyormuş. Önce 6 ay toprak altında sonra da güneşte bekletiliyormuş. Daha sonra da kavanozlanıp yeniyor. Kavanoz açıldığında bulunduğunuz ortamı gerçekten kötü bir koku sarıyor. (İzlandalı kimse burayı okuyamayacak ama yine de özür diliyorum.) Tadı kokusundan beter.
Yaklaşık 50 İskandinavla beraber olmamın nedeni organize ettiğimiz bir toplantıydı. Organizatör sıfatı taşıdığım için haftasonunun büyük bölümünü etrafta koşuşturup sarhoş İskandinavların arkasından etrafı temizlemekle ve günde birkaç saat uyku ve gereğinden çok kahveyle ne kadar ayakta kalabileceğimi test ederek geçirdim. Bir de sürekli parti ortamı, içkisi falan. E tabi bunlardan sonra da 15 saat kesintisiz uyku çok da abartılacak bir durum değil. Ama genel olarak eğlendim. Gerçekten eğlendim. Buradan beni eğlendiren herkese teşekkür ediyorum.
Stockholm’de hayat tekrar güzel diyebileceğim bir duruma geldi sanırım. İstanbul’a kavuşmama ise 2 aydan az bir süre kaldı. Bundan daha iyisi Şam’da kayısı. (Gerçi İstanbul’a 1 aydan daha az süre kalması daha iyi bir durum tabi ama an itibariyle daha iyisi olamazdı.)
Stockholm’de farklı bir bahar yaşayan basakiper’den bugünlük bu kadar.
Brooklyn Funk Essentials feat. Laço Tayfa – Freeway to Uskudar
K’s Choice – Not an Addict
Cardigans – Carnival