« Önceki | Sonraki »

29/4/2007

Arlanda

Bu yazı 28 Nisan 2007 tarihinde aşağıda da bahsedildiği üzere Stockholm Arlanda Havaalanı'nda yazılmış, Internet bağlantısı eksikliğinden 1 gün gecikmeyle buraya konmuştur.


11:58


Arlanda Havaalanı’nın kablosuz internet bağlantısından para istemesi İsveç’in saçmasapan bi yer olduğunun başka bir kanıtı. Burada beklediğim 1 saat için niye internete para vereyim ki? Parasız olsa kullanırım tabi de, paralıysa da vermem para.


Her neyse, eve dönmek güzel bir duygu ve eve dönme bölümünün en sancılı kısmı olan bavulla havaalanına ulaşma bölümünü tamamladığıma göre bundan sonra korkacak bir şeyim kalmadı. Bundan sonra havaalanı içinde amaçsızca dolaşma ve milleti süzme bölümü, pasaport kontrolu sırasında canımdan bezme ve en sonunda da güzelim THY uçağına binip İstanbul’a gitme bölümü var.


(Konuyla alakasız not: İsveçli bebekler ve çocuklar çok güzeller. İsveçli koca bulmak bu bakımdan mantıklı olabilir. Gerçi erkeklerin çoğu kel ama. Armutun sapı, üzümün çöpü dememek lazım.)

 
Günler burada artık gerçekten uzadı. Hava hala biraz serin. Aslında serinliği de rüzgardan. O da iyi oluyor. Ben burada henüz sıcak havasında değilim. Bünyem İstanbullu olduğu için tabi ki nisanda güzel, güneşli, sıcak hava istiyor içten içe ama henüz kendini buna alıştıramadı sanırım. Dün gece bir partiye gittim. Saat 3:30 civarında odama geldim. Bavulumu hala kapatmamıştım. Bir de biletimi, pasaportumu falan unutmadan çantama koyayım dedim. Ben bunlarla uğraşırken (bu arada odada masa lambası açık, gecenin bir körü, normal) perdenin arkasından odaya ışık girdiğini gördüm. Saat 4 falan. İnanmadım tabi. Alkol ve uykusuzluk bana böyle ışık oyunları falan yapıyor dedim, nasıl bir ışık oyunuysa tabi.. Neyse, kalktım perdeyi açtım. Hava aydınlanıyodu! Yuh dedim. Daha ne diyim yani. Bu kadar dengesiz bi ülke olmaz. (İskandinavya tek ülkedir kabülü yapıyorum bu noktada.) Sen kışın güneşi damla damla harca, yaz gelince de bokunu çıkar. Bir de İsveçlileri hep orta karar insanlar olarak tanıtırlar. En sevdikleri kelime “lagom”. Türkçesi de orta karar demek işte, ne çok ne az. Hemen cümle içinde kullanıyorum. “Kahvene ne kadar süt istersin Lars?” “Lagom Anna”


Böyle işte. Vücudu Stockholm’de aslen kendisi İstanbul’da olan basakiper Arlanda’dan bile bildirdi. Bugün kendisi çok neşeli ve sevgi dolu olduğu için (az uyumanın bende böyle bir etkisi var, eve dönmemi bir kenara koyarsak tabi) okuyan herkesi de öptü.


Dorian – Bakma Yüzüme
Esbjörn Svensson Trio – Serenade for the Renegade
Zero 7 – Destiny
Gripin – Senle Yarınım Yok Ki
Blur – Tender


12:16

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır